11 Şubat 2011 Cuma
Vücudun sesini dinle ...
Dr. Ozan Tunçer kitabında pek çok önerilere, vücudun sesini dinleyerek zayıflama yollarına, "Diyetsiz Kalıcı Zayıflama Programı"na, diyetlerin maddi manevi zararlarına, insanları nasıl şişmanlattıklarına uzun uzun yer veriyor. Özellikle de kilo alma korkusuna kapılmamanın çok önemli olduğunu vurguluyor. Çünkü günümüzde insanların tamamına yakınında şişmanlama kilo korkusuyla başlıyor. Tunçer, "Bu kişilerde ya birebir kilo korkusu oluyor, ya da ailesinin kilo korkusu oluyor. Diyete başlayan anne-baba, çocuklarını şişmanlatıyor. Böyle vakaları maalesef çok gördük. Anne bir sene önce diyete başlamış, çocuğun şişmanlaması bir sene önce başlamış. Bir yıl içinde obez hale gelmiş çok çocuk var. Anne çocuğa baskı yapmadığını söylüyor, ancak çocuğa baskı yapması için ona 'yeme' demeyi gerekmiyor. 3-4 yaşındaki çocuk etrafta olup bitenleri anlıyor, zayıf olması gerektiğini hissediyor. Az yemesi gerektiği fikri bir ycrlerc yerleşiyor. Yememeye çalıştıkça da çocukların, kontrolü kaybetmeleri çok daha kolay. Propaganda öyle kötü bir hale geldi ki zayıf insanları da rahat bırakmıyor. 9 yaşın altındaki kanadalı çocuklann %45'i en az l kez zayıflama diyeti yapmışlar. 18 yaşın altındakilerin ise %80'i diyet yapmış. Hala Kanadalılar, Amerikalılar neden şişmanladıklarını düşünüyorlar. ışte nedeni ortada. 6-7 yaşındaki çücuklara diyet yaptırılırsa, bütün sistemleri altüst edilir ve ömür boyu kilo sorunu yaşamaya mahkum olurlar" diyor.
Sağlıklı beslenmenin uzman kontrolünde olmasını da çok saçma buluyor Tunçer: "ınsanlar beslenmelerini doktor kontrolünde yönlendiremez. Hastalık varsa doktor kontrolüne ihtiyaç vardır, Eğer, siz bir kaşığı ağzınıza götürmek için bile doktora, diyetisyene, uzmana ihtiyaç duyar hale getirildiyseniz o yaşam yaşam olmaktan çıkar. Siz beslenmeyi denetim altına aldığınız sürece, acıkma, doyma, tokluk sinyallerini kullanmıyorsunuz. Organizma da bu denetimi kırmanın yollarını buluyor. O zaman her denetim girişimi kontrol kaybına, her kontrol kaybı da denetimin artırılmasına yol açıyor, insanlar yokuşa çıkıyor. Kilolar artıyor, ruhsal yapınız çöküyor, 3-5 yıl içinde kilolar fazlasıyla geri geliyor. Yemek yerken doktor kontrolüne ihtiyaç yok" diyor.
Doyma nasıl öğrenilir?
Başta kilo korkusundan arının.
• Başlangıçta neler yiyeceğinizi ve miktarlarını tespit edin.
• Mutlaka sevdiğiniz yemeklerden oluşan bir mönüyü kafanızda planlayın.
• Bu yemekten ne kadar zaman sonra tekrar yemeğe ulaşabileceğinizi düşünün ki organizma, o zaman aralığındaki enerji ihtiyacını hesaplayıp sizi durdurabilsin.
• Bütün bunları düşündükten sonra keyifle yemeğe başlayabilirsiniz.
• Bir yemekten diğerine geçerken de bir şeylerin sizi durdurduğunu fark edeceksiniz. Vücut sinyalleri bozulmamış insanlar bir yemekten diğerine geçerken çok sevdikleri bir yemek bile olsa duruyorlar. Örneğin bir antre ve bir de ana yemek varsa, antre ne kadar hoşunuza giderse gitsin, arkadan gelecek olan ana yemeği düşünerek elinizde olmadan yemeyi durduruyorsunuz; vücut sizi durduruyor. "Eğer antreyi abartırsam ana yemeği yiyemem" diyorsunuz. ışte bu bilinçle yemek yenirse kilo alınmaz.
• Kafanızda "Doydum mu?" sorusu oluştuğunda birazcık daha yemeğe devam edin. O zaman da vücut, doymanın ötesine geçildiğinde rahatsızlık uyarısı verir. Sizi bir şey rahatsız ettiğinde doydunuz demektir.
• Asla tokken yemeyin. Acıkmadan başladığınız bir yemekte, doymayı öğrenemezsiniz.
• Doyma hissi en geç 15 gün içinde tam anlamıyla öğrenilir. Diyetsiz, kalıcı zayıflama programı • Vücudun bozulmuş olan doğal kalori ayar mekanizması uyandırılmaya ve yeniden işler hale getirilmeye çalışılıyor.
• Hastalara kesinlikle bir beslenme programı veya bir reçete verilmiyor.
• Hasta ilk 1-2 hafta içinde, sevdiği, ancak istediği zaman durabileceği gıdaları tüketiyor. Eğer çikolata yerken kendini tutamıyor ve abartıyorsa, çikolatayı birinci haftalarda yemesi önerilmiyor.
• Vücut kendi mekanizmalarını çalıştırarak, kişinin hiçbir eksiklik, yoksunluk hissetmeden zayıflamasını sağlıyor
. • 1-2 hafta içinde kişinin, acıkma, doyma ve tokluk hislerini tanıması sağlanıyor. Vücudun ayar mekanizması düzeldiği için kişi abartma gereği duymadan, dolayısıyla kilo almadan sevdiği her şeyi yiyebiliyor. Çünkü ne zaman duracağını öğrenmiş oluyor.
• Zamanla vücut "stokladığı" fazla kiloları, fazla enerjiyi, ihtiyacı olmadığı için atmaya başlıyor ve kilo veriliyor. • Hem fiziksel, hem psikolojik anlamda rahatlama oluyor.
• Diyetsiz zayıflama sağlıklı ve kalıcı oluyor. Zayıflama diyetlerinin zararları
• Vücudun ihtiyaçları karşılanmadan kilo verdirmeye çalışılıyor.
• Kurallarla yemek yemek öğretildiği için, acıkma ve doyma gibi sinyaller zamanla yok oluyor. Kişi acıkmasa da yemek yiyor.
• ıhtiyaçlarının karşılanmadığını fark eden beden, o andan itibaren "kıtlık sendromuna" girip, gerekli kaloriyi alamadığı için gelen enerjiyi stokluyor. Vücutta yağ stoklanması başlıyor.
• Diyetin ilk günlerinden itibaren kişilerin besin arayışı artıyor, aklında kurabiyeler, pastalar dolaşmaya başlıyor.
• Diyet yapan kişi, sürekli gergin oluyor, iç dünyasında çok ciddi psikolojik sorunlar yaşıyor, kendini suçluyor.
• Kilo veremeyen kişi iradesiz olduğunu düşünüyor. Oysa zayıflamanın iradeyle bir ilgisi yok.
• Kilo sorununu saplantı haline getiren, kendini sürekli kısıtlayan bir kişinin bu tutumu hayatın diğer alanlarına da sıçrıyor. Her alanda kendini kısıtlıyor.
• Uygulaması zor olan zayıflama diyetleri, kişilerde utanç ve özgüven eksikliği yaratıyor UMARIM FAYDALI OLMUŞTUR
Etiketler:
acil zayıflamak istiyorum,
formda kalmak,
kilo verme,
zayıflama
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Gerçekten faydalı oldu. Emeğinize sağlık.
YanıtlaSil