23 Şubat 2011 Çarşamba

Bebeğinizin Alışveriş Listesi

Ailenize yeni birinin katılmasına çok kısa bir zaman kaldı ve sizi tatlı bir hazırlık telaşı sardı! Alınması gereken pek çok şey olsa da özellikle doğum sonrası için, kendinize öncelikli bir ihtiyaç listesi hazırlayın.Temizliği ve bakımı için gerekenler;
    Bebeğinizin Alışveriş Listesi
  • Islak mendil ve temizleme havluları
  • Şampuan, sabun, bebek losyonu, pişik kremi, pamuk
  • Bebek termometresi
  • Alt değiştirme örtüsü
  • Bebeklere özel tırnak makası
Beslenmesi ve uykusu için gerekenler;
  • Farklı çeşitlerde biberon ve biberon emziği
  • Bir kaç farklı emzik çeşidi
  • Biberon ve emzik hijyeni için sterilizatör
  • Biberon ısıtıcısı ve biberon taşıyıcısı
  • Diş kaşıyıcı
  • Emzirme minderi
Banyosu için gerekenler;
  • Bebek küveti ve filesi
  • Banyo süngeri
  • Duş termometresi
  • Başlıklı bebek bornozu
Giyisileri için gerekenler;
  • Yeni doğanlar için bebek bezi
  • Hastane çıkış seti
  • Body, atlet, tulum, pijama, önlük
  • Patik ve çorap
  • Eldiven
  • Mendil
  • Penye şapka
  • Yelek ve hırka
  • Mont, atkı, eldiven gibi aksesuvarlar
Odası için gerekenler;
  • Bebek karyolası
  • Bebefon
  • Yorgan, çarşaf, nevresim takımı
  • Battaniye ve pike
  • Cibinlik
  • Minder
  • Gardırop
  • Şifonyer
Yolculuk için gerekenler;
  • Bebek malzeme çantası
  • Bebek arabası
  • Araba koltuğu
  • Kanguru

Doğum Öncesi Endişeler


Doğum Öncesi Endişeler

Hamile olduğu müjdesini alan annenin yaşadığı ilk duygu kuşkusuz mutlu olmaktır. Mutluluğa eşlik eden şaşkınlık ve heyecan sonrasında bu güzel haber baba ile paylaşılmaya hazırdır.

Evliliğinizde büyük bir değişim yaratacak olan bu güzel haber beraberinde bir takım endişeleri de aklınıza getirebiliyor. Bu endişelerin varlığını başlangıçta normal bir süreç olarak kabul ediyoruz. İlk kez yaşamanız , nasıl olacağını , neler yapmanız gerektiğini tam olarak bilememeniz ve büyük sorumluluk gerektiren bu durum sizdeki endişelerin kaynağını oluşturur.
Bu endişelerin varlığı sağlıklı bir hamilelik süreci için ne zaman tehlike olmaya başlar sorusunun cevabı :
bu endişelerin düzeyinin arttığı zamanlardır.

Yaşanan endişeler; anne adayının günlük yaşamını olumsuz etkilemeye , eşi ve çevresi ile iletişiminin bozulmasına neden olmaya başlamışsa, duygudurumun kötüye gittiği ( kişinin zamanla mutsuzlaştığı ) veya bu mutsuzluğun uzun sürdüğü , endişe yaratan düşüncelerin sıklaştığı, bazen uyku düzeni ve iştahın bozulduğu durumlarla sıklıkla karşılaşılıyorsa bir tehlike olarak algılanmalı ve kısa zamanda ortadan kaldırmak için gerekli çaba gösterilmelidir. 

Bu süreçte anne adayına destek olacak ve onu rahatlatacak ilk kişi güvendiği doktorudur . Eşin ve yakın çevrenin desteği de tüm hamilelik süreci boyunca devam etmelidir. 

Doğum öncesinde genellikle yaşanan endişeler: 

Bebeğim sağlıklı ve normal doğacak mı? Bu endişeye sahipseniz ilk yapmanız gereken yakın çevrenizdeki birçok bebeğin sağlıklı doğduğunu yeniden hatırlamak ve bilimin bu konuda ne kadar ilerlediğini kendinize söylemektir. Artık birçok gelişmiş test doğum öncesi bir problem olup olmadığını tespit edebiliyor.
Bebekle beraber bütün vücudum değişecek , eskisi gibi olamayacağım: 

Hamileliğiniz süresince bebeğinizi beslemek ve sağlıklı gelişimine destek olmak için kilo almanız otomatik bir sonuç olarak karşınıza çıkacaktır. Fakat kilo alımını belli bir düzeyde tutmak da sizin elinizde. Bunu sağlamak için doktorunuzla iletişim halinde olmanız, sizin ve bebeğiniz için verdiği listelere uymanız ve kendinize doktorunuzun önerdiği düzeyde bir hareket alanı sağlamanız yeterli olacaktır. 

Kendinize güven bu süreçte çok önemlidir. Birçok anneye söylediğim ilk şey ; bu sürecin keyfini çıkarmak. Endişelerden uzak ; her ayın ve her ay bedeninizde yaşanan değişimlere karşı hissettiğiniz o anlatılmaz duyguların tadına varmanız mutlu bir hamilelik için önemlidir .
İyi bir anne olabilecek miyim ? 

İyi bir anne olup olamayacağınızı anne olduktan sonra görebileceksiniz. Bu nedenle şimdiden bu düşünceyi uzaklaştırın ve sadece kendinize güvenin. Doktorunuzla sık sık iletişim halinde olun, neler yapmanız gerektiğini öğrenin, sağlıklı bir hamilelik için güvenilir kaynaklardan yararlanın. Geçmişte iyi yaptığınız birkaç şeyi hatırlayın. Bunları başaran sizseniz iyi bir anne olmayı da başarabilirsiniz.
Eşimle olan ilişkimde bir değişim olacak mı ? 

Bebekle birlikte eve yeni bir hareket gelecek ve üzerinizdeki yük artacaktır. Eskiden dışarı çıkabiliyorken bebekle birlikte enerjinizin düştüğünü ve evde daha fazla zaman geçirdiğinizi göreceksiniz. Sohbetlerinizin çoğunun konusu bebeğiniz olacak. Yani bir değişim elbette ki söz konusu. Yeterli sabır, destek ve sevgi ile anne baba olmanın keyfini yaşayacak ve başlangıçtaki zor dönemleri birlikte aşacaksınız.
Bebeğimi sevecek miyim ? 

Bu endişeyi dile getirmeyen ama yoğun bir şekilde hisseden anne sayısı az değildir. Yaklaşık dokuz ay boyunca hareketlerini hissettiğiniz, büyük emek verdiğiniz ve merakla beklediğiniz bebeğinizi sevmeniz tabi ki beklenen bir duygu. Doğum sonrasında hemen bu duyguyu hissedemeyen anne aslında normal bir süreç yaşar. Bu bağın oluşması için biraz zamana ihtiyaç duyabilirsiniz. 

Sağlıklı bir hamilelik geçirmeniz dileği ile… 

Doğuma giderken sizin çantanızda neler olmalı?


  • Sağlık karneniz ve hamilelik dosyanız,
  • Hijyenik kadın pedi,
  • Bir sabahlık,
  • Göğüs kısmı kolaylıkla açılabilecek 3 - 4 pijama veya gecelik,
  • 2 - 3 çift çorap ve bir çift terlik,
  • 5 tane havlu,
  • 10 - 15 tane iç çamaşırı,
  • Kirli çamaşırlar için bir torba,
  • Adres defteriniz,
  • Fotoğraf makinası ve kamera,
  • Deodorant, pudra, diş macunu ve fırçası, tarak, şampuan, kağıt peçete ve havlu, nemlendirici ruj, temizleme mendilleri, kişisel temizlik malzemeleriniz.
  • Sizi dinlendirip rahatlatmak için kitap, müzik vs..

Doğuma giderken bebeğinizin çantasında neler olmalı?


  • Bazı özel hastaneler temin etse de 2 - 3 uyku tulumu,
  • Yumuşak bir battaniye,
  • 4 çift çorap veya patik ve eldiven,
  • 3 adet yün hırka,
  • 1 - 2 adet başlık,
  • 5 - 6 adet bebek önlüğü,
  • 2 - 3 havlu,
  • Birkaç tane yeni doğanlar için hazır alt bezi,
  • Altını temizlerken kullanmak için temizleyici mendiller,
  • İsterseniz beşiğini süslemek için bir oyuncak,
  • Sıcak tutacak 1 battaniye,
  • Bebeğinizi eve götürürken kullanmanız için bir ana kucağı,
  • Biberon, emzik gibi malzemeler.

Rahat ve sağlıklı bir doğum için neler yapmalı?


Doğuma Hazırlıkİyi bir eğitim sonunda doğuma hazırlanan ve doğumun nasıl olacağını öğrenen anneler, bilgi ve özgüven sahibi 
olurlar. Ayrıca zamanı geldiğinde kendi vücudunu ve doğum sancılarını da kontrol edebilir. Doğumunuzun rahat ve hafif geçmesi için uygulayabileceğiniz bazı önemli detaylar var.
  • Doğuma yaklaştığınız dönemde daha çok sıvı gıdaları tercih edin. Bağırsaklarınızın boş olması doğumu kolaylaştırır.
  • Kimi zamanlarda, doğumdan bir kaç gün önce vücudun bağırsakları temizlemesinden dolayı ishal meydana gelebilir.
  • Hamilelik döneminizde nerede doğum yapacağınıza karar vermeniz önemlidir.
  • Doktorunuzla yada doğum yapacağınız hastane personeliyle önceden görüşerek kendinizi ve bebeğinizi kontrol altına almalısınız.
  • Doğum yaklaştıkça hafif işler yapmalı ve daha çok dinlenmelisiniz.
  • Yoga yapabilirsiniz çünkü sizi hem zihinsel hem de fiziksel olarak doğuma hazırlar. Yoganın kas ve nefes kontrolü üzerindeki etkisi kanıtlanmıştır.
  • Bir uzman gözetiminde kol, bacak ve sırt kaslarınızı çalıştırmak için havuza girebilirsiniz. Ayrıca bu aktivite genel sağlığınız ve fiziksel hazırlıklarınızla da birleştirilebilir.
  • Bebeğinize şarkı söyleyin! Duygularınızı bebeğinizle bu şekilde paylaşarak, gerçek bir iletişim kurabilirsiniz.
  • Hastaneye gitmeden önce ılık bir duş alın ve rahatlayın.

Organik Besinlerin Önemi


Organik Nedir?Organik Besinlerin Önemi

Doğal olarak elde edilmiş tohumlarla, kimyasal kullanılmaksızın gübreleme ve zararlı kontrolü yapılan topraklardan elde edilen tarımsal gıdalara “organik gıda” denmektedir. Organik tarım yapan çiftçiler, tarım ilacı ve sentetik veya atık bazlı gübre, hormon ve hayvan yetiştiriciliğinde de antibiyotik kullanmazlar. Organik tarım uygulaması, tohum ve bitkilerde genetik mühendisliğine ve radyasyon kullanımına da müsaade etmez; suyun ve havanın korunması olduğu kadar, yenilenebilir kaynakların kullanımını da teşvik eder. Dünyanın hızla çevresel felaketlere maruz kaldığı günümüzde, giderek yaygınlaşan ve modern Avrupa ülkeleri tarafından tercih edilen bir uygulamadır.

Neden Organik Besinler Tüketmeliyim?

Günümüzde özellikle anne ve çocuklar için organik besinlerin önemi giderek artmaktadır. İlaç, hormon, katkı maddesi ve diğer kimyasallar kullanılmadan üretilen organik tarım ürünleri, standart ilaçlamalı yöntemlerle üretilenlere  göre daha fazla mineral, vitamin, antioksidan içermektedir. Aynı zamanda antibiyotik kullanılmadan üretildikleri için, bağışıklık sistemine katkıları da daha fazla olmaktadır. Öte yandan yapılan bazı bilimsel araştırmalar, ilaç ve hormon kullanılarak üretilen gıdaların, kanser, çocuklarda gelişme problemleri, sinir sistemi ve beyin hasarı risklerini artırdığını ortaya koymuştur.
Bebeğiniz gelişiminde beslenmenin, üstelik “hamilelikten itibaren beslenmenin” önemi büyüktür. Seçtiğiniz gıdaların kimyasal katkılarının olmaması, genetik olarak dönüştürülmemiş olması, bebeğinizin daha kuvvetli bir bağışıklık sistemi olmasına, sağlıklı gelişmesine ve ileride karşılaşabileceğini sağlık sorunları riskinin en aza inmesine yardımcı olacaktır.

Hamilelikte kaç kilo almalıyım?


Hamileliğiniz boyunca “Sen iki canlısın, al bunu da ye” diyerek önünüze konan porsiyonların sayısı ikiye katlandıkça, siz de “Ay yok, çok kilo aldım” cevaplarını sıralarsınız. Ama bunlar çoğu zaman nafiledir. Siz ne kadar yerseniz yiyin, bebeğiniz kendi ihtiyacı olanını alacak ve geri kalanlarını vücudunuzun çeşitli bölgelerinde yağ dokuları olarak size bırakacaktır.
Hamilelikte alınan kilolar, anne adaylarının sahip olduğu fiziksel yapıya göre kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
 Anne adayının hamile kalmadan önceki kilosu, plasentanın erişeceği boyutlar, genetik özellikler ve beslenme alışkanlıkları gibi pek çok değişken, hamilelik kilosunu etkiler.
"Hamilelik boyunca şu kadar kilo alınmalıdır" gibi kesin bir rakam vermek yerine, şöyle kabaca bir hesap yapalım: Hamilelikte alınan kilonun yaklaşık 3.5 kilogramı bebeğe aittir.
Bebeğinizin yanı sıra karnınızda 500 gram plasenta, 1 kilogram kadar amnion sıvısı taşırsınız. Ek olarak ağırlığı artan uterus için 1 kilogram, memeler için 300 gram ve kan - sıvı miktarı için de 6 kilogramlık bir artış hesaplarsak; 12 kg 300 gr eder. Yani ortalama olarak 11 – 14 kg arası ideal sayılabilir. Gördüğünüz gibi bebeğiniz dünyaya gelirken bunları yanına alacak, gerisi sizde kalacaktır. (Lütfen, verilen bu ortalama rakamların kişiler arası değişiklik gösterebileceğini unutmayın.)
Bebeğinizin tüm önemli yapıları ve organ sistemleri ilk üç ayda oluşur. Daha sonraki dönemde ise bunlar büyüyüp gelişirler ve bebeğinizde kilo artışı görülür. İlk üç ayın sonunda, bebek ortalama 8 cm. boyunda, 20 gram ağırlığında minyatür bir insan görünümündedir. Pek çok organ sistemleri oluşmuş ve hatta çalışmaya başlamıştır bile. Miniminnacık el ve ayak parmaklarında minicik tırnakları bile vardır.
Gözünüzde canlanan bu sevimli görüntülerden asıl konumuz olan kiloya dönersek; ilk üç ay sonunda anne adayı bir ya da iki kilo alır ve bu dönemden sonra da gebeliğin sonuna kadar her hafta 500 gram almaya devam eder. İlk 20 hafta en fazla 2.5 kg alıp, ilerleyen haftalarda dengeli biçimde kilo alımının devam etmesi idealdir.
Hamilelik öncesinde zayıfsanız (beden kitle indeksi 18,5’in altında) ve doktorunuzun başka bir uyarısı yoksa hamilelik boyunca yaklaşık olarak 15 kg kadar kilo almanız uygun olacaktır. Aynı şekilde fazla kilo ile hamileliğe başladıysanız ve yine hekiminizin herhangi bir uyarısı yoksa, hamilelik süresince 8-9 kg almanız bebeğin gelişimi için uygun sayılabilir.
Hamilelikte fazla kilo alanların yanında, bir de az kilo ile doğuma gidenler mevcut. Özellikle son dönem trendlerine kapılıp, sadece 5-6 kilo almalarıyla övünen bazı ünlüleri kendine örnek almaya çalışan hamile adaylarına şunu hatırlatmakta fayda var: Gebelik süresince 9’dan az kilo alanların, normal seviyede kilo alanlara göre yüksek oranda erken doğum ve 2.3 kez daha fazla oranda düşük kilolu bebek doğruma riskleri bulunmakta.
Bunların yanı sıra hamilelikte vücudunun bozulması endişesiyle yapılan diyetler sonucu, vücut gereksinimini karşılayamazsa protein depolarının kullanılacağı ve bunun da hem anne hem de bebek açısından hiç de sağlıklı sonuçlar doğurmayacağı unutulmamalı.
Tüm bu yazılanlar dışında, kilo alımınızda daha farklı bir durum söz konusuysa hemen paniğe kapılmamalısınız. Daha önce de belirttiğimiz gibi bu, her anne adayının fiziksel yapısına göre değişiklik gösterebilecek bir durum. Hamilelik esnasında kilo alımınız normal seyrederken ani bir değişiklik olursa (daha fazla kilo alımı veya kilo kaybı) en kısa süre içinde mutlaka hekiminizle görüşmelisiniz.